
Yaz geldi derken bahar yağmurlarıyla ıslanan, muhtıralardan sıkılan, sınavların yaklaştığı, felaketleri izlediğimiz stresli Ankara günlerinde dün akşam bir nefes aldık.
6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları çerçevesinde düzenlenen "Türkçenin Starları Şarkı Yarışmasında” çok güzel anlar yaşadık. Ankaralıların salonu tıklım tıklım doldurduğu gecede muhteşem bir müzik keyfi yaşadık. 110 ülkenin katıldığı olimpiyatların bu bölümünde 19 ülke yarıştı. Bu ülkeler bize ait şarkıları Türkçe seslendirdiler.
Ünlü sanatçılardan ve öğretim üyelerinden oluşan jüri üyeleri 10 ülkeyi seçmekte oldukça zorlandı. Jüri üyeleri arasında Erhan Güleryüz, Nuray Hafiftaş, Deniz Arcak, Ertuğrul Erkişi, Zekai Tunca, Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın gibi isimler yer aldı.
Yarışan ülkeler ve şarkıları;
Almanya / Aldım Başımı Gidiyorum
Arnavutluk / Rüzgar
Azerbaycan / Ben Seni Sevdiğimi Dünyalara Bildirdim
Bangladeş / Göçebe
Endonezya / Sen Ağlama
Fas / Beyaz giyme Toz Olur
Güney Afrika / İşte Gidiyorum Çeşm-î Siyahım
Irak / Gurbet
Kamboçya / Çile Bülbülüm Çile
Letonya / Gülü Susuz Seni Aşksız Bırakmam
Madagaskar / Ata barı
Moğolistan / Harmandan gel
Moldova / Düşler Sokağı
Rusya / Sen Gelmez Oldun
Tataristan / Gönül
Türkmenistan / Dön Gel Bir tanem
Yemen / Anadolu
Yarışmacılar aralarda kendileri de enstrüman çalarak yada halkoyunlarıyla parçalara eşlik ettiler. Program arasında sahneye çıkan “ Dünya Renkleri Korosu” ( çeşitli ülkelerden gelen öğrencilerden oluşuyor) “Sevgi Dili Türkçe” isimli parçayı seslendirerek tüm salonu coşturdular. Mehter marşıyla başlayıp reple devam eden şarkı Türkçenin güzelliğini anlatıyordu.
İlk 10'a giren ülkeler Azerbaycan, Türkmenistan, Letonya, Kamboçya, Tacikistan, Endonezya, Moğolistan, Rusya, Arnavutluk, Yemen oldu. Televizyonlarda bu ülkelerin SMS leri verilecek ve halk oylamasıyla 1. tespit edilecek. Bu arada TRT ve Samanyolu Tv başta olmak üzere medyada programa ilgi gösterdi. İlk 10 da benim favorilerim Azerbaycan, Endonezya, Kamboçya, Moğolistan, Türkmenistan.
Gençlerin yarışma heyecanı içerisinde olmasının yanı sıra bizler oturduğumuz yerde daha çok heyecanlandık. Çünkü çıkan tüm ülkelerin gençleri bize ülkemizin güzelliklerini, kültürünü anlatıyordu. Birisi Karadeniz’den, Kazım Koyuncu'dan bahsediyor, diğeri Atamıza armağan edilen Atabarından, bir diğeri Leman Sam’dan, başka biri Zekai Tunca’dan, Mahsuni Şerif’ten bahsediyordu. 110 ülkeden gelen gençler ülkemizi tanımış ve tanıtıyordu.
Düşününce bu çocuklar büyüyecekler ve ülkelerinde bir yerlere gelecekler ve belki de ileride Türkiye ve ülkeleri arasında bir köprü olacaklardı. Şu anda birbirleriyle düşman olan, savaş halinde olan ülkelerin çocukları Türkiye’de aynı sofrayı, aynı sahneyi paylaştılar. Türkiye dünyaya barış getirdi. Çok güzel şeyler hissettim, çok mutlu oldum. En güzeli de neydi biliyormusunuz?
Dünya Türkçe konuşuyordu.
Rümeysa KOÇ
( Programa ait resimler için bkz.Galeri)
http://www.arkkoc.com/galeri.asp