ARK

Bloglar / Kategorilerden Bağımsız

Blogları Arşivle Son 20 Yorum
May`08
18
Hadis ve Sünnet
Hadis ve Sünnet

Yorumlar(0)

Nasıl istersen öyle yaşa, fakat bil ki, bir gün mutlaka öleceksin.

Kimi seversen sev ama unutma ki, bir gün ondan ayrılacaksın.

Dilediğin gibi davran, lakin şu da her zaman hatırında olsun ki, her yaptığının karşılığını mutlaka göreceksin.

                                                                                             H.Ş.

********************

Yapılması arzu edilen bir iş hamd ile başlamadığında , sonu kesiktir, bereketsizdir.

                                                                                           Sünnet


May`08
15
Dünyaya neler oluyor?
Günlük Yazılarım

Yorumlar(0)

Dünyaya neler oluyor?

 

Son haftalarda dikkatinizi çektimi bilmiyorum dünyanın her yerinde bir takım afetler oluyor.

  • İtalya'da bulunan Etna yanardağında meydana gelen patlama. Mart ayından bu yana meydana gelen dördüncü patlama.
  • Asya ülkelerinden Myanmar'ın güneyini vuran Nargis kasırgasında hayatını kaybedenlerin sayısı 100 bini bulacağı söyleniyor.
  • Çin'in Sichuan eyaletinde meydana gelen 7.9 büyüklüğündeki depremde ölü sayısı 20 bini aştı. Yaklaşık 26 bin kişi enkaz altında.

 

Bu afetlerde binlerce ölü var. Korkunç rakamlar , bunları telaffuz etmek bile insanı ürkütüyor.

Peki dünyaya ne olduda her yerden bir afet, bir felaket patlıyor? Düşündükçe acaba diyorum biz insanlar mı dünyanın bu şekilde sadece afet dünyası haline gelmesini sağladık?

Bir düşünelim, yakınımızdaki bir arkadaşımızı sürekli rahatsız ediyoruz, her gün ama bu rahatsızlığımız devam ediyor, sürekli dürtüyoruz, dürtüyoruz, dürtüyoruz. Arkadaşımız bir gün patlamaz mı , yeter artık demez mi? Bence dünyada böyle. Yıllardır hatta yüzyıllardır dünyayı mahvettik, ozon tabakasını deldik, denizleri kirlettik, ağaçları kestik, nükleer enerji dedik, atom bombasıyla yeryüzünü  mahvettik, yağışlar kesildi kuraklık başladı , son olarak küresel ısınma örnekler çoğaltılabilir.  Peki sizce bunca zarar verdiğimiz dünya bize nasıl tepki verebilirdi?

Şimdi madalyonun diğer tarafından bakalım. Bizi doğuran , yıllarca bize bakan, yediren, içiren büyüten annemize ve babamız en azından yılda bir gün teşekkür ediyoruz. Onlara her şey için teşekkür edip onları hatırlıyor ve iyi olmaları için elimizden geleni yapıyoruz.  Peki ya dünya için ne yapıyoruz? Hiç düşündük mü acaba? Sadece bir günümüzü bu dünyaya teşekkür için ayırdık mı? Yeşili koruduk mu? Denizleri koruduk mu? Havayı temiz tutmak için ne yaptık? V.s v.s

 

İnsanoğlu için yaratılan bunca nimete karşı biz hiç bizi yaradana, bize verdikleri için teşekkür ettik mi? Dünyayı korumak için neler yaptık? Hiçbişey. O zaman yüzyıllardır zarar verdiğimiz dünya bir gün bize paztlamaz mı? Evet patlar ve patlamaya başladı. Artık dünya bize karşılık veriyor.

Rabbim cümlemizi afetinden korusun.

 

Rümeysa KOÇ


May`08
13
Probiyotik Ürünler ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri
Süt

Yorumlar(0)

Yoğurt gibi fermente süt ürünlerinin, insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri nedeni ile tüketici tarafından talebi son yıllarda giderek artmaktadır.

Çeşitli yapı ve bileşimlerde tüketime hazırlanan fermente süt ürünleri büyük bölümü son zamanlarda terapatik ve diyetetik özelliklere sahip olan laktik asit bakterileri ile üretilmektedir. Bunun için yoğurt üretiminde yoğurt starter bakterileri ki bunlar Str. thermophilus ve Lb. bulgaricus var delbruecki bunun yanında da bağırsak orjinli olan Lb. acidophilus ve Bifidopacteria'da kullanılmaktadır. Fermantasyon sonunda elde edilen diyeteteik ve terapetik etkili ürünlere de "Probiyotik" adı verilmektedir.

Sağlıklı insnaların bağırsak sistmlerindeki bakteriler arasında belirli bir denge mevcuttur. Fizyolojik bakteriler metabolizmada gelişerek bu dengenin korunmasını sağlarlar. Bu bakterilerden biri olan Bifidobacter bebeklerin kalın bağırsak florasındaki canlo mikroorganizmaların büyük bir kısmını, büyüme çağındaki çocıkların ise bebeklere göre daha az bir kısmını oluşturmaktadır. Yaşlı kişilerde ise bu oran önemli ölçüde azalmaktadaır. Bebeklikten itibaren giderek bozulan bu dengenin nedenlerinden bazıları; kullanılan antibiyotikler, beslenme bozuklukları, enfeksiyonlar, stres, mide ve bağırsak rahatsızlıklarıdır. Bu dengenin bozulması halinde ise çeşitli sindirim bozuklukları, gaz oluşumu ve sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle dengeli bir bağırsak florasının devamı için Lacidophilos ve Bifidobacter içeren fermente süt ürünlerinin düzenli olarak tüketimi önemlidir. Bu mikroorganizmalar insan bağırsak sisteminin doğal florasında bulunması kullanıldığı fermente süt ürünlerinin diyetetik özelliğini arttırmaktadır.

L.acidophilus ve Bifidobacter ile üretilen ürünlerin düzenli olarak tüketilmesi ile bakterilerin bağırsak sistemine daha sağlam tutunması sağlanmaktadır. Böylece gerekli besin maddelerinin, laktoz gibi, kullanımı arttırılmaktadır. Yine epitele tutunan bu bakteriler sayesinde patojen bakterilerin bağırsakta yerleşmesi önlenmektedir.

L.acidophillus un bazı suşları asidini serbest bırakarak yüksek kolesterolun tedavisinde önemli yarar sağlamaktadır.

L.acidophillus tarafından üretilen lactocidin ve acidophilin adlı mikrobiyel maddeler bir çok gram(+) patojen bakterilerin gelişimini engellerken Bifidobacteria'lar ise daha çok asetik asir üreterek gram(-) patojen bakterilerin gelişimini engellemektedir.

Bazı Bifidobacter suşlarının ise kansarojen nitrozamin sentezini enzimatik yolla yavaşlatıığını, L.acidophillusun da prokansolojenleri kansorejen maddelere dönüştüren fekal enzimlerin aktivitesini azalttığı belirlenmiştir.

Kaynak : Gıda Dergisi - Nisan 1999

Probiyotik ürünler yararlı mıdır?
Probiyotikler: bağışıklık sisteminin uyarılması, barsakların enfeksiyonlara karşı korunması, immünoglobilinlerin (savunma sisteminde görevli) yapımının artırılmasına, immünoenflamatuar hastalıkların önlenmesinde etkilidir. Probiyotik içeren besinlerin (yoğurt v.b.) düzenli tüketilmesi vücut açısından yararlıdır.


May`08
8
Peynir Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?
Günlük Yazılarım

Yorumlar(0)

Peynir Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

 

Son günlerde en çok sorulan sorulardan bir tanesi “ peynir alırken nelere dikkat etmeliyiz?” Sağlıklı beslenmek istiyoruz, süt ürünlerinin hepsini tüketmek istiyoruz. Farklı firmalar ve binlerce ürün çeşidi var. Ama peynir bizim için vazgeçilmez olanı. Özellikle beyaz peynir ve kaşar peyniri. Sofralarımızın vazgeçilmezi, kahvaltılarımızın en baş çeşidi. Fakat bir sorunumuz var, bu kadar farklı firma arasından kaliteli ve fiyatı uygun olanını alacağız, birde sağlıklı olsun istiyoruz. Tamamda alacağımız peynirin iyi olduğunu nasıl anlayacağız? Bu konuda ufak ipuçları vereceğim size.

Her peynirin kendine özgü özellikleri vardır. Markete gidince kimyasal ve mikrobiyolojik analiz yapamayız ama duyusal analiz yapabiliriz. Buda bize alacağımız ürün hakkında bilgi verir.

Unutulmamalıdır ki süt ve ürünleri dayanıklı gıda maddeleri değildir, raf ömürlerine ve saklama koşullarına öncelikle dikkat edilmelidir. Süt ürünlerinde özellikle peynirde aynı işletmede 1 gün ara ile üretilse bile aynı ürünü bulmak çok zordur. Standart ürün üretmek pek mümkün değildir. Ama standarda yakın üretmek mümkündür. Duyusal analiz yapabiliriz dedik. Nedir duyusal analiz? Peynirin rengi, kesit ve görünüşü, yapısı, tat ve kokusu üzerine yaptığımız analizdir. Tabiî ki bu özellikler her peynir için farklı olacaktır ama burada bizim için önemli olan beyaz peynir ve kaşar peynirini ele alacağız.

 

·         Beyaz peynirin rengi porselen beyazıdır. Temiz, parlak, canlı bir beyaz olmalıdır. Donuk görünüşlü, kirli, mavi-yeşil küf içeren renklerde olmamalıdır.

·         Teneke beyaz peynirin içinden çıkarıldığı tenekede çok önemlidir. Tenekenin iç kısmı lake olmalıdır. Paslı kirli tenekeden çıkarılmadığına dikkat edilmelidir.

·         Peynirin dış görünüşü kadar iç kesiti de önemlidir. Peynirin iç kısmında küçüklü büyüklü gözenekler olmamalıdır. Çillenme olmamalıdır. Çatlaklar olmamalıdır. Dışı sert içi yumuşak olmamalıdır. Peynirde şişme olmamalıdır. Unutulmamalıdır ki süt ürünleri üretiminde bakteriler kullanmaktadır ve bu bakteriler canlıdır. Uygun şartlarda üretim yapıldıysa zaten sorun olmaz bu nedenle saklama ve depolama koşullarına çok dikkat edilmiş olmalıdır. Peynir ne fazla sert nede fazla yumuşak olmalıdır.

·         Süngerimsi bir yapı asla olmamalıdır. Kesildiğinde ufalanmamalı veya bıçağa yapışmamalıdır.

·         En önemlisi de peynirde kokudur. Yabancı kokular bulunmamalıdır. Teneke kokusu, mayalanma kokusu, peynirin ekşidiğini gösteren asitli ekşi ve yakıcı koku istenmez.

·         Kaşar peyniri temiz, parlak, canlı, saman sarısı veya koyu saman sarısı renkte olmalıdır. Donuk görünüşlü, kahverengi renk, küf veya diğer nedenlerle meydana gelen farklı( yeşil, kırmızı,v.b.) renkler istenmez.

·         Ufalanmayan, düz, pürüzsüz, parlak ve homojen görünümde kesitte olmalıdır. Ufalanmayan, düz, pürüzsüz, parlak ve homojen görünümde kesit ve kumlu, donuk görünümde belirgin renk farlılıkları olan hafif çatlak veya az delikli kaşar peyniri istenmez.

·         Fazla sert veya fazla yumuşak olmayan tercih edilmelidir. Kendine özgü hoş tat ve kokuda olmalı, aşırı düzeyde yabancı tat ve koku olan kaşar peynirleri tercih edilmemelidir.

·         Şişmiş ve delikli kaşar makbul değildir.

 

Alacağımız ürünün etiketi üzerinde kalite belgesi olup olmadığını kontrol etmeliyiz ki sağlıklı koşullarda üretilip üretilmediğini anlayabilelim.Günümüzde maddiyat ürün seçiminde çok önemli yer almıştır. Ama unutmayalım ki ucuza aldığımız bir ürün bizi sağlığımızdan edebilir buda bize daha pahalıya patlayabilir. Cebimizi koruyalım derken sağlığımızdan olmayalım.

Afiyet olsun.

 

Rümeysa KOÇ

 


Nis`08
28
İntihar etmeye meyilli misiniz?
Günlük Yazılarım

Yorumlar(0)

Nisan ayının son günlerindeyiz, bahar geldi yaz yaklaşıyor. Gardrobumuzu yenilemeye başladık. Mağazalar rengarenk kıyafetlerle dolu. Acaba hangisini alsak diye bakıyoruz, deniyoruz ve oda ne? Beden olmuyor bir beden büyüğünü deniyoruz. Ama moral sıfır tabi.

Peki ne yapmalı? Zayıflamalı . Ama nasıl? Spor yapmalı, yahu çok yorucu. O zaman boğazdan kesmeli. Haftanın 4 günü gün var, nasıl keseceğiz boğazdan? Başka bir yol olmalı, ama ne? Reklamını gördüğüm zayıflama ilaçları, internettede vardı, tamam gidip hemen sipariş verelim .

 

Durun!

 

O kadarda değil, bu kadar mı nefret ediyorsunuz kendinizden?

Bu kadar mı kötü durumdasınız?

İntihar etmeye bu kadar mı meyillisiniz?

 

Sipariş verip alacağınız o ilaçlar sizi belki kilolarınızdan kurtaracak ama ya sonra ne olacak? Vücudunuzdan sadece yağların mı gideceğinizi sanıyorsunuz?  Hayır. Unutmayın ki; her ilaç bir zehirdir, her zehir bir ilaçdır. Vücudumuza içeriğini bilmediğimiz zayıflamak amacıyla aldığımız ilaçlar bizi zayıflatırken dirençsiz halede getiriyor. Özellikle doktor kontrolünde kullanılmayan ilaçlar tansiyon düşüklüğüne, şeker dengesizliğine, nabzın düşmesine veya çıkmasına , karaciğerde tahribata neden olabiliyor. Vücudunuzdaki yağ durumunu, tansiyon durumunu, şeker durumunu bilmeden bu tür ilaçaları kullanarak kendinize ne kadar zarar verdiğinizi tahmin edebiliyormusunuz?

 

İsmini vermeyeceğim bitkisel kökenli denilen piyasada  onlarca , yüzlerce ilaç var. Bu ilaçların kullanımına son verdiğinizde inanılmaz kilolar veriyorsunuz . Ama, ilacı bıraktıktan sonra verdiğiniz kiloları hızla almaya başlıyorsunuz. Hızlı kilo verme ve hızlı kilo alma durumunda vücutta yapılan dengesizlikle kendinizi hastanede bulma olasılığınız çok fazla. Ayrıca bu ilaçlara verilen yüksek miktardaki paralarda cabası.

 

Allah bize bir can birde vücut emanet etmiş. Emanete hıyanet etmek olmaz. Dünyada sayısız nimetler var insanoğlu için. Bunların her birinden azar azar ve dengeli yiyerek, hem göze hemde mideye hitap etmek varken , neden kendimize eziyet ediyoruz?

 

Sağlıklı bir yaşam için, önce dengeli beslenme, dengeli uyku ve spor.

 

Rümeysa KOÇ  

 

 


Toplam 13 Blog, 3 Sayfada Gösterilmektedir.
[1] 2 3 » »»

Kategoriler

Anket

Korku filminde hangi rolde olmak istersiniz?
Katil (%30)
Maktül (%0)
Kahraman polis (%40)
Vampir (%30)

Toplam Oy: 10

Tüm Anketler

Takvim

« Mayıs - 2008

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31

İstatistikler

 Toplam Hit: 4891
 Sitede Aktif: 1
 Ip: 38.103.63.17
 Browser: Default - 0.0
 Toplam Kategori: 10
 Toplam Blog: 57
 Toplam Yorum: 6
 Toplam Resim: 4
 Toplam Mesaj: 2
  Yorumlar | Bloglar